Melih Civan

“Kendi Doğuşunu İzlemek”

from İstanbul Atatürk Airport to Berlin Tegel Airport.

Yalnızca bir uçak bileti gibi görünse de aslında öyle değil. Küçük bir çocukken tek hayalim günün birinde uzaya çıkmak ve Ay’da yürümekti. Bana her düşündüğümde heyecan veren tek şeydi bu. Şimdi ise kendimi Neil Armstrong gibi hissediyorum. Çünkü bilinmeyene sadece ben olarak gidiyorum. Bunu anlatmak da anlamak da zor olabilir…

AGH insana insanın insanlarla insanca neler yapılabildiğini gösteren müthiş bir proje. Bunu bana gösteren ağabeyime (Türker Kerim’e) buradan da teşekkürlerimi sunuyorum. Aramızda ufak bir konuşmaydı sadece “böyle bir şey var bak istersen”.  :) Akşam olur eve giderim bakarım ve buraya gelene kadar başından kalkamam :) Tabi ki önyargılarım ve korkularım oldu ama bu projede yer alan herkes siz buraya gelene kadar tüm soru işaretlerinizi ve kuşkularınızı yok edip buraya gönderiyor. Aksi mümkün değil zaten. Herkes sizin için bir şeyler yapıyor, yardımcı oluyor sizi buraya hazırlıyor. Gelmeden önce alınan “Ayrılış Öncesi Eğitimler”, geldikten sonra alınan “Varış Sonrası Eğitimi” gibi.

Alışmam çokta zor olmadı çünkü öyle sıcak bir ortam var ki sanki senelerdir buradasınız, senelerdir tanışıyorsunuz. Projemi bir spor kampında yapıyor olduğum için daha şanslıyım. Çünkü böyle bir yerde insanlar birbirlerine daha fazla yakın oluyor. Adıma düzenlenen hoş geldin partisi, hoş geldin yemekleri insana moral ve mutluluk veriyor ve burada olduğunuza şükrediyorsunuz. Geleli 1 hafta olmadan Berlin’in en gözde dil kursuna başlıyorum. Çeşitli eğitimlere katılıyorum. Bunlar yapmak isteyip de bir turlu yapamadığım şeyler ama burada bunları yapmak hiç de zor değil. Zaten siz gelmeden hepsi burada hazırlanmış siz sadece takvime bakıp bugün ne yapıyorum diyorsunuz o kadar! Gerisi onlara kalmış :)

Benim projem kamp yerinde geçen ve tahmin edebileceğiniz gibi sportif içerikli bir proje. Benim kaldığım yer, kamp yerim olan Blossin’e 4 km uzaklıkta. O yüzden her sabah burada sahip olduğunuz en değerli şeyiniz bisikletinizdir J Her sabah bisikletle 4 km gidiyorum bu hem ayılmama yardımcı ve bir o kadar da spor oluyor. Sabah saatlerinden öğlene kadar ofis çalışmaları yapıyoruz. Bu kamp yerinde daha fazla neler yapabiliriz ne gibi etkinlikler yapılabilir diye fikirler üretiyoruz. Öğleden sonra ise istediğiniz, gönlünüze göre bir aktivite seçip yapabiliyorsunuz. Climbing, kano, skating, segeln, okçuluk,  futbol, voleybol, masa ve kort tenisi, frissbee ve birçok kapalı ve açık etkinlikler.

Kamp yerinde ki hayat farklı oluyor biraz. İletişim daha kolay ve bir o kadar da rahat oluyor. Akşamları kamp ateşleri, ateş basındaki sohbetler, mangal keyfi, eğlenceler, kamp partileri.

Pedagojik eğitimler kişisel gelişim eğitimleri ve daha birçok farklı eğitimlere katılma şansı buluyorum burada. Kimisi 3-5 gün, kimisi 2 hafta sürüyor. Farklı insanlar, farklı kültürler, farklı diller, farklı ülkeler…  Onların kültürünü, onların dillerini yaşıyorum tabi onlarda benimkini. Onların kültürlerinin yemeklerini yiyoruz ama yemek sonunda Türk kahvesi içiyoruz. Onların dillerini konuşarak pişti oynuyoruz. Güzel yani :)

Kaldığım yer ise küçük bir villa gibi 2 katlı, ufak ama şirin. Manzarası bir harika. Sabah uyandığımda “Wolziger See “ denilen bir göle bakarak uyanıyorum. Orman havası paha biçilemez. Ben rüyamda böyle yerler gördüğümde, sabah kalktığım zaman acaba o gördüğüm cennet miydi derdim, güzel ama cennet değilmiş :)

AGH bana birçok şey katacak, bunu daha 1 ay sonra anladım. Ama bende buradakilere birçok şey katacağım, buradakilerde onu anladı :) Daha 11 ay buradayım ve birkaç 11 ay daha geçirmeğe razıyım. Bu deneyimi yaşamak çok farklı bir olay, çok farklı bir şey. Önüme büyük bir şans geldi ama karar vermek benim ellerimdeydi. Kabul etmez, aynı hayatıma devam edebilirdim ya da kabul eder tüm bu eşsiz deneyimi yaşardım. Bir kez bile düşünmedim 1 saniye bile. Arkama bile bakmadım çünkü arkanızdakiler sizi yavaşlatabilir. Ben derim ki bir proje seçin ve valizinizi hazırlayın havaalanında da arkanıza bile bakmayın :) Neil Armstrong gibi hissetmek ne demek o zaman anlayabilirsiniz :)

Melih Civan